• irem hacalaki

6 adımda vücut dili rehberi


Her gün, tanıdığımız tanımadığımız birçok insana yalnızca vücudumuzu kullanarak -bazen farkına dahi varmadan- bazı sinyaller gönderiyoruz. Gözlerimizin ufak bir hareketi ya da tokalaşma biçimimiz bizi ele veriyor. Peki, vücudumuzu biraz daha bilinçli bir şekilde kullanarak karşı tarafa giden mesajı kontrol etme ve ilişkiyi istediğiniz şekilde yönlendirme şansımızın olduğunu biliyor muyuz?

Hayır, konu sadece “kollarını öyle kavuşturarak durma, bu iletişime kapalı olduğun anlamına gelir” klişesinden ibaret değil. Yeni dahil olduğun sosyal ortamlarda insanların sana daha hızlı ısınması, hatta seni sevmesi için uygulayabileceğin basit teknikler var. “Teknik” sözcüğünü duyunca, içinden “hmmm, manipülasyon!” demiş olabilirsin. Evet, bu teknikleri kullanarak yaptığın şey bir nevi manipülasyon. Ama bu negatif bir şey değil. Zira, kötü olan manipülasyon değil, art niyetli insanlar. İyi niyetini muhafaza ettiğin sürece, insanların senin hakkındaki düşünce ve davranışlarını etkilemenin neresi kötü olabilir ki? O zaman hadi bu iyi niyetli manipülasyonun hangi yollarla yapılabileceğine bakalım.


Genel tavır

Aklımız yargılarımızla işliyor; insanlar hakkında ışık hızını dahi kıskandıracak bir süratte yargıda bulunuyoruz. “Bu insan iyi mi yoksa kötü mü, bana faydası mı yoksa zararı mı dokunur?” gibi soruları anlık olarak sorup cevaplamakta ustayız. Evet, hissikablelvuku diye bir şey var ama önsezileri ve önyargıları çok da abartmamak gerek. Bir insanı “yakından” tanımadan varılan yargılar, dışarıya verdiğimiz sinyalleri kötü yönde etkiliyor. İşte tam da bu yüzden yeni tanıştığımız insanlara yaklaşırken şu önerilere uymanda fayda var:

  • İnsanlara korkusuz ve endişesizce yaklaş; kendine güven. Kendine olan güvenini hisseden kişi sana daha çok güvenir.

  • Aksi kanıtlanana kadar her yeni insan “arkadaşındır.” Kendine ve yeni tanıştığın insana biraz zaman ver.

  • Aksi kanıtlanana kadar her yeni insan saygıyı hak eder.

  • “Bu insanın bana faydası dokunur mu?” yerine senin yeni tanıştığın insana bir faydanın olup olamayacağını düşün.

Duruş

Duruşun, hakkındaki anlık yargıları etkilediği kadar, senin kendinle ilgili ne düşündüğünü de yansıtır. Bu yüzden;

  • Dik dur ve rahat ol ama sopa yutmuş gibi de durma. Peki bu nasıl bir duruş? Ayakların, zamanında beden eğitimi öğretmeninin de söylediği gibi omzunun genişliğine denk bir açıklıkta olsun; başın dik, boynun rahat, gözlerin de karşıda olsun; omuzlarını kasım kasım kasma; göğsünü fazla çıkarma.

  • Sırtını ve karın kaslarını hafifçe sıkılı tut; hem yürüyüşünü hem de duruşunu daha hoş gösterir.

  • Ayaklarını rahat bırak. Birbirine fazla yaklaşmış ya da sürekli hareket eden ayaklar özgüvensizlik belirtisi.

Yeni bir mekana giriş

İster küçük bir oda, ister kocaman bir toplantı salonu, ister bir restoran ya da gece kulübü olsun, yeni bir mekana girerken ilk izlenim kartını iyi kullanmaya bak. Bunu nasıl yapabilirsin? Şöyle:

  • Gülümse. Böylece “Burada olmaktan ve sizi görmekten memnunum” mesajını vereceksin.

  • Selam ver. Girdiğin ortamdaki insanları tanıyor olmana gerek yok, kısa ve tadında göz temasları seni daha sevilebilir kılar.

  • El salla. Bunu özellikle kalabalık ortamlar için öneriyoruz. İnsanlar, “arkadaşı olan” insanlara daha kolay ısınır. Kaldı ki, bunu ortamda bir arkadaşın olmasa dahi yapabilirsin. Dene, kimse anlamayacak.

Tokalaşma

Ne çok sert ne çok yumuşak tokalaş. Parmakların ucuyla yapılan belli belirsiz tokalaşmalar karşı tarafa “senden çok hoşlanmadım” hissini veriyor. E, bilek güreşi yapacakmış gibi sertçe kavramanın alemi de yok. En iyisi orta karar bir tokalaşma. Tabii bir de uzaklara değil karşındakinin gözlerinin içine bak ve gülümse.

Pozisyon

Kısaca, “nerede durduğuna” dikkat et. Çünkü duruşunla birlikte, durduğun yer de senin hakkında önemli ipuçları veriyor. Nasıl mı?

  • “Açık” dur. Hem ayakların hem de vücudunla ilişki kurduğun kişiye dön. Ayrıca, ellerinle göğsünü kapatma. Açık duruş, hem kendine ve karşındakine güvendiğini gösterir, hem de konuştuğun kişiye “seninle ilgileniyorum, seni dinliyorum” demiş olursun.

  • Duvara ya da herhangi bir objeye yaslanma. Yaslanmak, güvensizlik ve hatta güçsüzlük belirtisidir. Yaslanman gerekiyorsa da bunu dik duruşunu çok faza bozmadan yapın.

Bakışlar

İşte en önemli kısım:

  • Doğal duruşuna, doğal bir bakış eşlik etsin. Kaşlarını çatan, öyle olmasa da kızgın ya da sinirli görünen insanlarla iletişim kurmayı kim ister? Yüzünde her daim hafif bir gülümsemeyle dolaşabilirsin.

  • İnsanlarla kurduğun göz temasını aniden kesme. Gözlerini dikip bak demiyoruz ama, utangaç biri gibi görünmemek için hatrı sayılır bir süre göz temasını koruman gerek.

  • Asla zorla gülümseme çünkü içten gülümsemeyen biri, hiç gülümsemeyen birinden daha rahatsız edicidir.

1 duruşun olsun:

Her şey bir yana, sana ait, “bu benim imzam” diyebileceğin bir duruşun olsun; “işte o!” desinler. Belki mimiklerinle yaratacaksın o duruşu, belki de ellerinin pozisyonuyla. Sen sen ol, yeter.

Bu yazı GarantiOne oneblog'da da yayınlandı: https://oneblog.garantione.com.tr/2016/12/21/anliyorum-ama-konusamiyorum-diyenler-icin-6-adimda-vucut-dili-rehberi/

#tokalaşmabiçimi #vücutdili #önyargı #vücutdilirehberi #bedendili #iletişim #hissikablelvuku #özgüven #özgüvensizlik #ilkintiba #ilkizlenim #tokalaşma #manipülasyon

16 görüntüleme
  • LinkedIn - Black Circle
  • Tumblr - Black Circle